Free Web Hosting by Netfirms
Web Hosting by Netfirms | Free Domain Names by Netfirms

        

        Üstte görülen ilanlarla bu sitenin hiçbir alakası yoktur.

       

 

 

   

YALÇIN TAN KİMDİR?

Yalçın Tan 1930 yılında Kütahya’da doğdu. Babası tarım teknisyeni Rıfat Tan (Balıkesir - Dursunbey doğumlu), annesi Tayibe Tan ilkokul öğretmeni. (Saray Bosna doğumlu).

Görev nedeni ile türlü yörelere gidişler. Aydın-Çine-Bozdoğan-Bozcaada. Yalçın Tan okul nedeni ile Denizli-Aydın-Buca-Balıkesir’e gitti. İstanbul Hukukta ilk sınıfta başarısızlık ve askere gidiş. (Karabük) yedek subaylıktan sonra orada altı ay süren Sosyal Hizmetler memurluğu. Memurluktan ayrılıp İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Gazetecilik Enstitüsü (1954) . Enstitü bitince yeniden Karabük Demir ve Çelik Fabrikaları yüksek fırınlarda memuriyet. Yerel gazetede yazılar. Yazıların sataşkan , eleştirici içerikleri nedeniyle bir sürü çekişmeler, sıkıntılar, mahkemeler.

27 Mayıs 1960 süel vurum. İşçileri süel yönetime karşı kışkırtacak boyutta tehlikeli kişi (!) savıyla Demir Çelik Adana Satış ve Dağıtım Deposu satış memurluğuna sürgün ataması yapıldı. Oradaki şefin kimi yöntemsizliklerine göz yummadığı için oradan Samsun Demir Çelik Satış ve Dağıtım Deposu’na muhasebeci olarak gönderildi. Düzgün ve erdemli çalışmayı ilke edindiğinden burada da sıkıntılı günler geçirdi. Ancak yönetimdeki kimi üst düzey yetkililerde onun hakkında yıllardır güvenilir,doğru ve çalışkan kanısı pekiştiğinden aynı işyerine şef yapıldı. Oradan İzmir Demir Çelik Satış ve Dağıtım Deposu Şefliğine atandı. Burada altı yıl çalıştıktan sonra İskenderun Demir Çelik Fabrikaları Genel Müdürlük Satış Müdürlüğüne atandı. 1983 yılında emekli oldu. İskenderun’a yerleşti. Evli. İki çocuğu var.

Emekliliğini yerel gazetelerde köşe yazıları, kitap yazmakla geçiriyor.

 

Yazı dışında ilgi duyduğu konular:   Arıcılık - Tavukçuluk - Kuşçuluk - Doğa. (Ötücü kuşlar - güvercin). Ancak yaşam koşulları ve olanakları elvermediğinden bunlarla uğraşamamıştır.

Tutkuları-Özlemleri: Türk tarihi- Atatürkçülük- Türk dili- Türkçecilik-Özgürlük. Köyden başlayarak her yönüyle kalkınmış bir Türkiye - Halkın yolunu, işini, aşını, evini giyimini, eğitimini, sağlığını, emekliliğini düşünen iktidarlar- Asgari ücretlinin sofrasına eti, sütü, süt ürünlerini, yumurtayı getiren iktidarlar.

Öfkeleri-Onaylamadıkları: Siyasetin din, dinin siyaset aracı yapılması - Duru dine artılar eklenmesi - Atatürk düşmanlığı - Bölücülük - Ayırımcılığın her türlüsü - Anadolu’daki ve bölgedeki Yunan öncesi uygarlıkları görmezlikten gelme - Truva Atı aldatısı ile Anadolu’nun Yunanlılar’ca çalınması. İnsanları türlü yönlendirmelerle oyalama - Din değiştirme girişimleri - Ürkütümcülüğün (terörizmin) her türlüsü - Dinsel örgütlerin silahlı girişimleri, öldürümleri. İslâm dinini öcü gibi göstermeye neden olan etkinlikler.